Uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçu, Türk Ceza Hukuku kapsamında bireyin kişi özgürlüğünü ve geleceğini doğrudan etkileyen, ciddi yaptırımlar öngören suç tipleri arasında yer almaktadır. Özellikle ilk defa uyuşturucu ile yakalanan kişiler, sürecin nasıl işleyeceği, hangi haklara sahip oldukları ve karşılaşabilecekleri hukuki sonuçlar konusunda çoğu zaman yeterli bilgiye sahip değildir. Bu aşamada yapılacak yanlış bir beyan ya da usule aykırı bir işlem, telafisi güç sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu makalede; üzerinizde uyuşturucu madde bulunması halinde izlenecek hukuki süreç, TCK m.191, yerleşik Yargıtay içtihatları ve uygulamadaki kriterler çerçevesinde ele alınmakta; ayrıca ceza avukatı desteğinin neden hayati olduğu açıklanmaktadır.
Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçu Nedir?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da bizzat kullanmak fiilleri, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi kapsamında suç olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile yalnızca bireyin sağlığı değil, aynı zamanda toplum düzeni ve kamu sağlığı korunmaktadır. Suçun oluşması için somut bir zarar meydana gelmesi aranmaz; bu yönüyle suç, soyut tehlike suçu niteliği taşır.
Uyuşturucu maddenin hangi amaçla bulundurulduğu ise cezanın belirlenmesinde temel ölçüttür. Kişisel kullanım amacıyla bulundurulan maddeler ile ticaret amacıyla bulundurulan maddeler arasında, hem suç vasfı hem de yaptırım bakımından son derece ciddi farklar bulunmaktadır.

Kullanmak İçin mi, Satmak İçin mi? Suçun Hukuki Vasıflandırılması
Uyuşturucu suçlarında uygulamada en sık karşılaşılan sorun, ele geçirilen maddenin kullanım amacıyla mı yoksa ticaret amacıyla mı bulundurulduğunun tespitidir. Yargıtay, bu ayrımı yaparken tek bir kritere değil, olayın tüm özelliklerine birlikte bakılması gerektiğini kabul etmektedir.
Bu kapsamda; uyuşturucu maddenin miktarı, paketlenme şekli, ele geçirildiği yer, şüphelinin uyuşturucu kullanıp kullanmadığı, yanında hassas terazi veya paketleme malzemesi bulunup bulunmadığı gibi hususlar birlikte değerlendirilir. Sadece maddenin miktarının yüksek olması, tek başına ticaret suçunun varlığını ispatlamaya yetmez. Ancak kullanım sınırlarının açık biçimde aşılması, ticaret kastı yönünde güçlü bir karine olarak kabul edilebilir.
Bu değerlendirme savcılık ve mahkeme aşamasında yapılacağından, ifade sürecinin mutlaka bir ceza avukatı gözetiminde yürütülmesi gerekir. Nitekim yürütülen birçok soruşturmada, hatalı veya eksik beyanlar nedeniyle dosyanın TCK m.191’den TCK m.188’e dönüştüğü görülmektedir.
Polis Üzerimde Uyuşturucu Bulduğunda Süreç Nasıl İşler?
Kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yakalama sonrasında kişi, genellikle Cumhuriyet Savcılığına sevk edilir. Bu aşamada gözaltı süresi sınırlıdır ve şüphelinin susma hakkı, avukat talep etme hakkı ve hukuka aykırı delillere itiraz hakkı bulunmaktadır.
Özellikle üst araması ve el koyma işlemlerinin hukuka uygun şekilde yapılması büyük önem taşır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, makul şüphe olmaksızın yapılan ve kaba üst aramasını aşan aramalar sonucu elde edilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ve hükme esas alınamayacağını açıkça kabul etmektedir. Bu nedenle arama işleminin dayanağı, kapsamı ve usulü her dosyada titizlikle incelenmelidir.

İlk Defa Uyuşturucu ile Yakalananlar Açısından Kamu Davasının Ertelenmesi
İlk kez uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçu ile karşılaşan kişiler bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu büyük önem taşır. TCK m.191/2 uyarınca Cumhuriyet Savcılığı, şüpheli hakkında 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir ve bu süreçte denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu karar, adli sicil kaydına işleyen bir mahkûmiyet değildir. Ancak denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırı davranılması veya yeniden uyuşturucu kullanılması hâlinde, erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılır. Bu nedenle denetimli serbestlik süreci basit bir formalite olarak görülmemeli, hukuki açıdan dikkatle takip edilmelidir.
Denetimli Serbestlik, Tedavi ve HAGB Uygulamaları
Uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik ve gerektiğinde tedavi yükümlülüğü, cezalandırmadan ziyade rehabilitasyon amacına yöneliktir. Bununla birlikte, yükümlülüklerin ihlali durumunda sanık hakkında doğrudan yargılama süreci başlayabilmektedir.
Kovuşturma aşamasında ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) gündeme gelebilir. Uyuşturucu kullanma suçlarında HAGB, CMK’daki genel şartlardan bağımsız olarak uygulanabilen, kendine özgü bir hukuki kurumdur. Ancak bu kararın ihlali, doğrudan mahkûmiyetle sonuçlanabilir.
Uyuşturucu Suçlarında Ceza Avukatı Desteği Neden Zorunludur?
Uyuşturucu suçları, katalog suçlar arasında yer almakta ve çoğu zaman ağır hapis cezası tehdidi içermektedir. Bu tür dosyalarda yapılacak en küçük usul hatası, kişinin özgürlüğünü doğrudan etkileyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle soruşturmanın ilk anından itibaren deneyimli bir ceza avukatı ile hareket edilmesi hayati öneme sahiptir.
Yıldız & Candan Hukuk Bürosu, Antalya’da uyuşturucu kullanma, bulundurma ve ticaret suçlarına ilişkin dosyalarda; soruşturma, kovuşturma ve infaz aşamalarının tamamında müvekkillerine profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
İlgili içerikler: İlk kEz Uyuşturucudan Yakalanmak Cezası
Üzerinizde uyuşturucu madde bulunması, her durumda ağır bir mahkûmiyetle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak sürecin doğru yönetilmemesi hâlinde, telafisi mümkün olmayan hak kayıpları ortaya çıkabilir. Yargıtay içtihatları, hukuka aykırı aramalar ve yanlış suç vasıflandırmaları karşısında güçlü savunma imkânları sunmaktadır. Bu imkânlardan etkin biçimde yararlanabilmek ise ancak uzman bir ceza avukatı ile mümkündür.

SIKÇA SORULAN SORULAR
1) Üzerimde uyuşturucu çıkarsa hangi suç oluşur?
Genellikle TCK 191 kapsamında “kullanmak için bulundurma/kullanma” değerlendirmesi yapılır.
2) Uyuşturucu ile yakalanınca ceza hemen verilir mi?
Hayır. İlk defada çoğunlukla kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik süreci uygulanır.
3) İlk defa uyuşturucu ile yakalanınca sicile işler mi?
Genellikle mahkûmiyet olmadığı için adli sicile işlemez, ancak güvenlik soruşturmasında görünebilir.
4) Denetimli serbestlik süresi ne kadardır?
Uygulamada en az 1 yıl başlar, gerekli görülürse uzatılabilir.
5) Denetimli serbestlik ihlal edilirse ne olur?
İhlal halinde erteleme kaldırılabilir ve kamu davası açılarak yargılama başlayabilir.
6) Uyuşturucu miktarı suçun türünü değiştirir mi?
Evet. Miktar ve diğer deliller, dosyanın TCK 191 (kullanım) mı yoksa TCK 188 (ticaret) mi olacağını etkiler.
7) Polis aramasında usulsüzlük olursa ne olur?
Hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delile itiraz edilebilir ve delil hükme esas alınmayabilir.
8) Üst araması için hâkim kararı şart mı?
Her durumda değil. Koşullara göre kaba üst yoklaması yapılabilir; kapsam aşılırsa hukuka aykırılık gündeme gelir.
9) Uyuşturucu kullanma suçunda HAGB uygulanır mı?
Şartlara göre HAGB gündeme gelebilir; kararın ihlali halinde sonuç doğurabilir.
10) Uyuşturucu dosyasında avukat neden önemlidir?
İfade, arama, delil ve suç vasfı değerlendirmeleri hataya açık olduğu için ceza avukatı desteği kritik önem taşır.




